'Cahil', kelimesi de kabak tadı verdi. Hangi ölçüte göre? Hepimiz bir şeylerin cahili değil miyiz zaten? Kaldı ki profesyonel olduğumuzu düşündüğümüz bir alanda bile derinleştikçe insan kendi cahilliği ile yüzleşmiyor mu? Bir şeyleri tartışırken muhatabımız kimse, neden hakaretamiz bir dil kullanıyoruz. Dur, bir düşün...Bugün en sıradan 'cahil' diye kodladığınız insanların ağzından öyle bir söz çıkar ki, sen kütüphaneleri okusan o derinliğe ulaşamazsın. Tamam, fikirler saygı değil, değerlendirme konusu. Anladık da... Hegel'e salak, diyorsun. Marx'ı ağzına alırken, 'Marx efendi!' diye alaycı bir tavır takınıyorsun. Sana diyalektiği Hegel'de başka, Marx'ta başka anlama geldiğini, tez-anti tez-sentez'in ötesinde bir felsefenin de var olduğunu makul bir dille söylemeye, anlatmaya çalışan insana karşı hiçbir kayda değer yorumun olmayacak, konuyu "Hegel, salak, nokta!" diye çok sığ bir zemine çekeceksin. Bu ne entelektüel saygınlığa ne akademik tutarlılığa uyar. Muhatabı hor görmeden fikirler değerlendirilemez mi bu memlekette?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder