Hepimiz belli bir zaviyeden bakabilir olaylara. Ben genelde böyle farklı düşüncelere karşı empati duyan bir kişiyim. Bu da sanıyorum çok fazla ama çok fazla roman okumaktan ileri geliyor. Hemen her kesimle empati kurmak zayıflıksa benim zayıflığım olsun. Bir söz vardır, İncil'de geçer:"İlk taşı günahsız olanınız atsın!" diye. Neyse. Siyah-Beyaz mı, evet, belki, bir yere kadar, evet! Ama gri tonlar beni ilgilendiriyor daha çok. Buna Kürt meselesinde de, Ermeni meselesinde de, demokratikleşme ve özgürlükler konusunda da ifade etmişimdir çoğu zaman: Bizi gri tonlar kurtaracak!, diye. Karşımızdaki cepheden söz etmiyorum ama. O cepheye siyah-beyaz bakıyorum: İktidar sahipleri ve ezilenler denklemi olarak. Bu böyle! Gelgelelim bakıyorum ve ezilen sınıf da kendi arasında dirsekleşiyor. Belki o da doğaldır, bilmiyorum. Fakat birleşmek biraz da gri tonlarımızı görüp, armudun sapı, üzümün çöpü demeden, ortak bir kavgada buluşmak değil midir?
Mecburuz buna, aksi halde karanlık bizi yutacak!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder